George Michael Türkiye

Pop müziğin yaşayan efsanesine adanmış bir blog

Bir George Michael Senfonisi

Posted by fatherfigure Mayıs 12, 2011

Uzunca bir zamandır George Michael’ı turne tanıtımı için basın toplantısı yaparken görmemiştik.  Symphonica turnesi ile George Michael, önceki yüzyılın sonunda Songs From The Last Century albümünü yayımladığında dünya onun yeni bir yeteneğini görme fırsatı bulmuştu. Aradan geçen yıllardan sonra GM bu işin üzerine giderek kendi şarkılarını senfonik olarak seslendirmeye karar verdi ve 47 gösterilik, senfoni orkestrasının GM’e eşlik edeceği bir turne çıktı ortaya.

Enteresan olacağı kesin, lakin çok yabancı olmayacağımızı düşünüyorum, zira Royal Filarmoni Orkestrası bir düzine GM şarkısını yorumlamış ve iyi bir iş çıkarmıştı. Dolayısıyla ne tür birşeyler çıkacağı az çok belli gibi.

Turne duraklarına gelince, GM yine Avrupa sınırları ile işe başlamayı planlamış. Bu tepkileri daha hızlı ve güvenli görmesini sağlayacak; 25 Live da denediği gibi. Turnenin ikinci ayağı çok büyük bir ihtimalle İstanbul’u da kapsayacak olan bir dünya turnesi olacak, yada ben hayal görüyorum :) Ayrıca GM’i Royal Albert Hall’da görmek de güzel olacak, Robbie Williams’ın My Way performansını izledikten sonra. Hatta GM’in Royal Albert Hall için geç kaldığı bile söylenebilir…


Aug 22-11 State Opera House Prague, Czech Republic
Aug 29-11 Boxen Arena Herning, Denmark
Aug 31-11 Boxen Arena Herning, Denmark
Sep 02-11 Boxen Arena Herning, Denmark
Sep 05-11 02 Arena Berlin, Germany
Sep 07-11 LanxessArena Koln, Germany
Sep 08-11 SAP Arena Mannheim, Germany
Sep 10-11 Piazza S. Croce Florence, Italy
Sep 11-11 Arena Italsider Naples, Italy
Sep 13-11 Arena di Verona Verona, Italy
Sep 17-11 TBA Wroclaw, Poland
Sep 19-11 Papp László Budapest Sportaréna Budapest, Hungary
Sep 20-11 Arena Zagreb Zagreb, Croatia
Sep 22-11 Nikaia Arena Nice, France
Sep 24-11 BEC Arena Bilbao, Spain
Sep 25-11 Palacio De Los Deportes Madrid, Spain
Sep 27-11 Palau San Jordi Barcelona, Spain
Sep 28-11 Silo Marseille, France
Sep 30-11 Zenith Toulouse, France
Oct 01-11 Arena Montpellier Montpellier, France
Oct 03-11 Bercy Paris, France
Oct 07-11 Sportpaleis Antwerp, Belgium
Oct 12-11 Schleyerhalle Stuttgart, Germany
Oct 14-11 Hallenstadion Zurich, Switzerland
Oct 18-11 02 Arena Hamburg, Germany
Oct 19-11 TUI Arena Hannover, Germany
Oct 21-11 Ahoy Rotterdam, Netherlands
Oct 25-11 Royal Albert Hall London, UK
Oct 26-11 Royal Albert Hall London, UK
Oct 28-11 Royal Albert Hall London, UK
Oct 29-11 Royal Albert Hall London, UK
Nov 01-11 02 Arena Dublin, Ireland
Nov 06-11 Royal Opera House London, UK
Nov 09-11 KöPi Arena Oberhausen, Germany
Nov 14-11 O2 Arena Prague, Czech Republic
Nov 17-11 Olympiahalle Munich, Germany
Nov 19-11 Festhalle Frankfurt, Germany
Nov 21-11 Stadthalle Vienna, Austria
Nov 23-11 Zenith Strasbourg, France
Nov 26-11 Motorpoint Arena Cardiff, UK
Nov 30-11 Echo Arena Liverpool, UK
Dec 02-11 Motorpoint Arena Sheffield, UK
Dec 03-11 Metro Radio Arena Newcastle, UK
Dec 06-11 SECC Glasgow, UK
Dec 09-11 LG Arena Birmingham, UK
Dec 12-11 MEN Arena Manchester, UK
Apr 29-12 Palais Garnier Paris, France

Yazı kategorisi: Symphonica | Etiketler: | 1 Yorum »

George Michael Sahnelere Geri Dönüyor

Posted by fatherfigure Mayıs 6, 2011

The Final serisinin üzerinden 3 yıl geçmişti ki GM dönmeye kadar verdi. Yeni turne eskisine göre farklı olacak (ayrıntılar gelecek).
11 mayıs çarşamba günü turne tarih ve adresleri resmi sitede duyurulacak.
Bu arada önceki turneye göre önemsiz bir fark ise GM’in 7 kg kadar vermiş olması. Twitter ahalisi tarafından gaz getirilmiş GM sözlerini şöyle noktalar:
“Bu fit vücutla konsere çıplak çıkabilirim” :D

Düşünüyorum da şu cümleyi 80′lerde kurmuş olsa magazin aleminin bir numaralı haberi olur, yer yerinden oynardı. Hadi hayal edelim bugün aslında 6 mayıs 1988…
Henüz skandallar olmamış GM, Faith ile kıyameti koparıyor, dünyanın bir numaralı popstarı…
O günlerde tüm medya onun peşinde, yok yok uyuşturucu yada trafik sorunları için değil, ondan bir cümle alıp, küçük bir fotograf çekip dergilerine satış patlaması yaptırabilmek için…
O gün doğanlar bugün üniversiteyi bitirip hayata atılmış oluyorlar; e biz de genç sayılırız artık :)
İşte yine yakaladık nostalji trenini, insanlar bu yüzden biletleri satışa çıkmasıyla tüketecekler. Çünkü GM onlara geçmişte 2,5 saat yaşamayı vaadediyor, kimisi göz yaşlarıyla söylüyor A Different Corner’ı, kimisi Everything She Wants ile 84 sonbaharına, kimisi Monkey ile 88 yazında gece klübüne, kimisi de 84 ağustosunda sıcak kumsalın üzerinde Careless Whisper ile dansa gidiyor…
Ne günlerdi be :)

Yazı kategorisi: Genel | Etiketler: | » yorum bırak;

Elton John Cenaze, George Michael Düğün Şarkıcısı :)

Posted by fatherfigure Nisan 16, 2011

Orjinali Marilyn Monroe için yazılmış olan Candle in the Wind adlı şarkıyı Lady Diana’nın 1997 yılındaki cenaze töreni için yeniden şekillendirmişti Elton John.
Lady Diana’ya yakınlığıyla bilinen George Michael ise kraliyet düğünü için bir jest yapıp Stevie Wonder şarkısı olan “You and I” klasiğini yeniden yorumlayarak CNN international aracılığıyla tüm dünyaya duyurdu. CNN anasayfasında GM’nin stüdyosuna yapılan canlı bağlantı ve ardından şarkı gösteriliyor. Ekonomik kaygılar gözetilse müthiş bir promosyon olarak algılamak mümkündü lakin şarkı resmi siteden ücret ödemeden indiriliyor.
Güzel bir cover olmuş kanaatimce. Teknoloji evet, ancak elektronik kullanılmamış ve George Michael’ın muhteşem vokali Older albümünü anımsatacak kadar başarılı.
Bu arada önceki günlerde GM’nin rutin twitter muhabbetleri sırasında ilginç bir ayrıntı çıktı ortaya. GM albümlerini tamamladıktan hemen sonra 2 kişiye yollarmış yorumlamaları için: annesi ve Lady Diana. Hatta Older albümü resmi çıkış tarihinden 4 ay önce Lady Diana’nın elindeymiş.
Velhasılı kelam, GM çok sevdiği Diana’ya son bir iyilik yapmış oldu dolaylı olarak…

Yazı kategorisi: Genel | Etiketler: , | 2 Yorum »

George Michael iddialı Dönüyor!

Posted by fatherfigure Mart 22, 2011

Uzun yıllar boyunca bırakın yeni bir albümü, yeni bir single yada yaşadığına dair bir ses duymak için beklerdik GM’den. Listen Without Prejudice ile başlayan kaybolma hikayeleri, Older ile geçici bir süre durmuş ve ardından gelen tuvalet olayından sonra tüm dünyanın gündemine oturmuştu. Shoot The Dog ile birlikte George, istenmeyen adam ilan edildi ve şarkıları değersizleştirildi. Tam olarak aforoz edilmişti. Patience albümünden akılda kalan tek parça Amazing, sadece disko listelerinde zirveyi görmüştü. A different Story ile veda zamanının geldiğini düşündü GM liste başarısızlıkları ve popüler kültürün yön değiştirmesiyle. Ani bir dönüşle turne kararı aldı. Kimsenin beklemediği bu karara 2 yılda 1,5 milyon insan destek verdi. Bir veda daha etti ve ardında güzel bir konser DVD’si bıraktı 30 yıllık kariyerinde ilk kez. Yine sustu George, sessiz günler, haftalar, aylar… Sonra mariuana ile yeniden gündeme geldi; gece alemleri, trafik kazaları ve hapis cezası! İşte ne olduysa bundan sonra oldu ve GM bir twitter hesabı açma gereksinimi duydu. Birkaç hafta içinde 80.000′i aşkın bir takip listesine sahip oldu. Bu sırada da True Faith adlı parçayı Comic Relief hayrına yorumladı.

Ve promosyon… GM için unutulmuş bir kelime. George, bugün itibariyle Londra’da bulunan tüm radyoları ziyaret etti. En son ropörtajında ise bombaları ard arda patlattı!

  • “Çok farklı birşey deneyeceğim, canlı performanslar… Bunlar kaydedilip yayımlanacak yıl sonuna kadar” (buradan turnenin yaza yetişeceğini söyleyebiliriz)
  • “Turnenin ilk bölümü biterken insanlar yeni albümümün singlelarını dinelemeye başlayacaklar; yıl sonuna kadar birkaç single yayımlamaya çalışacağım. Turnenin ikinci kısmınde setlist’e bu yeni şarkılar da girecek!”
  • “Stüdyo albümü ise yeni yılda marketlerde olacak!”
  • Tabiiki bu anlattıklarım, isteklerimden ibaret, gerçekten zor bir tempo olacak”.

Bir GM fanı için gurur tablosu. 30.yılda yepyeni şarkılarla gelecek George Michael. Anladığım kadarıyla konserler uptempo olacak. Farklı versiyonlar deneyecek. Bu arada sürekli olarak stüdyoya gidip vokal yaptığını da belirtiyor GM, twitterda.

Bekleyip göreceğiz. Yalnız olmadığını nihayet anladı George.

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: | 1 Yorum »

George Michael – True Faith Video

Posted by fatherfigure Mart 19, 2011

Yazı kategorisi: Video | Etiketler: , | 4 Yorum »

George Michael – True Faith 2011

Posted by fatherfigure Mart 7, 2011

13 Mart’tan itibaren satışa çıkarılacak olan single resmi sitede bugün itibariyle dinlenebiliyor:

http://www.georgemichael.com/

 

Şarkının orjinaliyle ilişkisini tamamen kesmiş George; ortaya daha düşük tempolu ve 90′ların sonunda Cher’in güçlü albümü Believe ile başarı sağlayan elektronik modifikasyon teknolojisinin yoğunca kullanıldığı bir şarkı çıkmış.

Eleştirilsem de orjinalini, belki de belirgin bir nakaratı olmadığı için, beğenememiştim. Ancak daha düşük tempolu George Michael versiyonu kesinlikle daha etkileyici.

Elimizdeki versiyonda eleştirilebilecek iki unsur var. Birincisi, yoğun bir uptempo beklentisi vardı, ancak ortaya çıkan şarkı daha çok hızlandırılmış bir slow gibi olmuş. İkinci nokta ise teknolojinin Michael’ın muhteşem vokalini perdelemesi. En azından kıta başlarında orjinal ses kullanılabilirdi.

Ortalamada beğendim ve notum 7/10.

Görüşleriniz bekliyorum.

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: | 6 Yorum »

George Michael’dan yeni single

Posted by fatherfigure Mart 3, 2011

“”New single” başlıklı heyecan verici bir fanclub mailiyle irkildim. Sayfa yüklenene kadar heyecan dolu gözlerle ekrana baktım. Ve sonuç George Michael, 1987 tarihli New Order grubunun  True Faith adlı şarkısını yorumlayacak. Yani başlığı, ”George Michael’dan yeni olmayan single” şeklinde güncellemek daha mantıklı olurdu. Alışıldığı gibi bu da bir hayır işi olacak ve tüm gelirler Comic Relief adlı bir yardım kuruluşuna aktarılacak.

Elbette sabırsızlık göstererek şarkıyı dinlemeden önce ortalama bir seksenler dinleyicisi olarak bu şarkıyı duyamamış olmamın tuhaflığını yaşarken şarkı başlayıverdi. Klasik seksenler tınılarılarının ağır bastığı vasat bir şarkı olarak değerlerndirdim. Oysa GM’den beklenen Simon Cowell’ın da çok beğendiği şu hareketli parçayı yayımlamasıydı. Elbette bu yorumlar 2 nedenden ötürü çöpe gitmeyi hakedebilir; müzik de bir zevk meselesidir ve dolayısıyla görecelidir, ayrıca George bu şarkıyı öyle bir hale getirir ki yep yeni bir tad olur Roxanne’de yaptığı gibi.

Şarkı, 13 Mart’ta internetten indirilebilecek.

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: | 4 Yorum »

Freedommmm

Posted by fatherfigure Ekim 14, 2010

George Michael, 4 haftalık hapishane tecrübesinden sonra özgürlüğüne kavuştu. Bu güzel bir haber. Dahası da var. Aradığı şevki bulduğunu da iddia ediyor! Yeni bir single ile kalmayıp albüm için kolları sıvadığı söylenti de olsa ümitlendirmiyor değil. Peki bu sürece nasıl gelindi?

George hapishanede -TV izlemediği zamanlarda- hayranlarının yolladığı binlerce mektubu tek tek okumuş! Bu mektupların arasında Paul McCartney’in “empatik” mektubu da var (90lı yılların başında yine esrar ve türevleri sebebiyle Japonya’da tutuklandığı günlere gönderme yapmış). Bu, hem fanlar hem de George için müthiş bir fırsat olmuş haliyle. Tüm mektupları okuduğunu ve sıkılmadığını belirtmiş Michael. Nihayet fanlarının ondan ne beklediğini görebilmiş George. Bunun üzerine özgürlüğe kavuşur kavuşmaz yeni single çalışmalarına başlamış GM. Aslında başlamış demekle yanlış bir yargıya varabiliriz, GM şarkıyı bitirmiş bile!

Bunlar güzel ve aynı zamanda basının hayal dünyasını yansıtan yanlı haberler de olabilir. Ancak GM, özgürlüğünün ilk günü kapısının önüne çıkıp objektiflere mutluluk pozları verirken yeni bir başlangıç için kendini çok iyi hissettiğini ve yeni bir müzik ile döneceğini açıkça söyledi.

Kendi penceremden gördüklerime gelince…

2004 yılında Amazing’in 30 saniyelik kısa web kaydını dinlerken duyduğum heyecanı yeniden yaşatsın yeter. Yoksa George Michael’dan bir numara single bekleme cüretini mantıklı kimse kendinde bulamaz. En çok yanılmayı istediğim konulardan biri olsa da Fastlove, George Michael kariyerinin -en azından yaşarken- en son liste başarılı (hadi bir numara diyelim) single’ı olarak kalacaktır. Tam 14 yıl öncesinden bahsediyoruz. (Arada This Is Not Real Love’nin hakkı fazlaca yendi bence, tabii GM klip çekmeye yeltenmedi bile!)

Çok enteresan bir tespitle konuyu kapatıyorum, normal koşullarda son 1 numara şarkısının üzerinden 15 yıl geçen bir şarkıcnın yok olması gerekir. Ancak GM halen medyanın bir numaralı gözdesi; evet belki de yaramazlıkları yüzünden böyle ama 25 Live turnesine ne demeli? Bu turnede kırılan rekorlara? Dün şans eseri U2′nun yıllardır katılmadığı bir festivale katılacağını bildirilmesinin ardından biletlerin birkaç saat içinde tükendiği haberini duydum radyoda. 25 Live aklıma geldi hemen, 50.000 kişilik bir stadı 14 dk.da doldurabilen bir adam var desem? 1,5 milyon insanın ortalamada 1 haftada turne biletlerini tükettiğini söylesem? Şimdi acı noktaya gelelim; dünya genelinde bir anket yapılsa George Michael mı büyük, U2 mu? Komik bir anket olur elbette ve sonucu muhtemelen 90-10 gibi bir sonuç çıkar U2 lehine. Hep aynı noktaya geliyoruz, yanlış yönetilen bir kariyer ve net sonuçlarına. Evet U2 dünyanın en büyük grubudur şu an; duygusal olmayan herkes bu gerçeği görebilir. Bono’yu hümanizmin yaşadığı her yerde görmek mümkünken, George Michael’ı Davos’ta yada Darfur’da görmeyi aklımda canlandıramıyorum bile. Çünkü GM Hampstead Health Park’ı tercih ediyor :) Şöyle birşey de savunulabilir. Shoot The Dog’da savaş karşıtlığı yaptı da ne oldu? Herkes bunun bir savaş karşıtlığı değil, Blair karşıtlığı olduğunu anladı zaman içinde…

Neyse ki GM’nin başına ne kadar olumsuz şey gelse ardından bir şarkı patlatıyor; bekliyoruz :)

Yazı kategorisi: Haber | Etiketler: , , | » yorum bırak;

George Michael: Hatalara Adanmış Bir Proje

Posted by fatherfigure Ekim 6, 2010

Biliyorum yazmayalı uzun zaman oldu, uzaklaştım da GM dünyasından. Lakin döndüğümde herşeyin bıraktığım gibi olduğunu gördüm. Tam iki yıl önce yazdığım yazıyı yeni bir başlıkla paylaşıyorum. Okuyun, siz de GM cephesinde hiçbir şeyin değişmediğini göreceksiz.

Bu arada hata kariyerinden sonra bir de sanat kariyeri yazmayı düşünüyorum. Dajha zevkli ve eğlenceli olacaktır. Kronolojik ve akademik yönlü bir kariyer yazısı olacak bu. Zaten şu sıralar içerde olan George de 5 milyon pound’luk otobiyografisini yazmak için fazlaca vakte sahip. Umarım önce davranırım:)

“Gösteri dünyasındaki tüm yıldızlar kariyerlerini zirvede noktalamak ister. Bu son derece normaldir. Peki, kariyerinin her dönüm noktasında daha da çok başarısızlığa doğru yelken açan bir yıldızdan bahsetsem?

George Michael, kariyerini düzgün yönetebilseydi, adını tarihe yazdırmış bir star olarak anılacaktı. Bir starın gerçek amacı zirveye yükselmek ve sonrasında orada kalabilmektir. Ancak George sürekli olarak bunun tersini yapma eğiliminde. Zirveden baş aşağı indikten sonra, binbir zorlukla yukarı tırmanarak zirveye yükselmekte sonra yeniden aşağı inerek süreci başa sarmaktadır.

Bir star düşünün ki tarihe geçen bir albüm(Faith) yaptıktan sonra “sanatım ön planda olmalı, vücudum değil” diyerek klip çekmez, zorunlu çekilen klipte oynamaz ve böylece bir önceki albümünün 1/16′sı kadar satış yapar. Şirketiyle kanlı bıçaklı olur, davayı kaybeder, dibe çöker, adı unutulur.

Depresyona girer ve bu depresyondan bir şaheser çıkarır(Older). Avrupa listelerini alt-üst eden bir dönüş ve intikam albümü; İngiltere’de müzik tarihine geçen bir yakarış. Liste rekorlarını kırar, Top40′a ambargo koyar. Yine zirvededir artık hem de tam olarak sanatıyla.

Ama bu da yetmez ve marjinal hayatı gün yüzüne çıkar(Outside). Amerika’yı karşısına alır. Tüm hayranlarına vedayı göze alır. Turne kelimesini unutur. Yine içe kapanır, yine çökmeye başlar. Amerika’ya arkasını öyle bir döner ki sansasyonel siyasi şarkısıyla (Shoot the dog) Amerika’dan tamamen silinir. Amerika’da olmayışı dünyayı etkiler elbette. Dünya listeleri Amerika’dan geçer. İngiltere ise sadece Avrupa’ya bakar.

Yeniden dibe çöküş çıkış yollarını gerektirir, ancak o kendini esrara verir. Mantıklı olmayı esrara bağlar. MArjinal yaşamı tam olarak bilinmektedir artık. İngiltere’de sesli, Amerika’da sessiz sedasız bir albüm yayımlar (Patience). Sonra bu başarısızlıktan ötürü medyayı suçlar. Oysa garip bir ikilem, o aslında başarıyı istememektedir. Ancak 1 numaraya hasret gözleri yeni bir yol aramaktadır.

Yıllar sonra Faith albümünde çalıştığı menajeriyle yeniden el sıkıştıktan sonra 15 yıllık bir aradan sonra hayranlarını hatırlar ve kısa süreli bir Avrupa turnesine çıkar. George istemese de yeniden gündeme oturur. Tüm salonlar hınca hınç dolar ve kendine güveni geri gelir. Birkaç ay sonra Avrupa stadlarına taşınan uzun bir turneye evet der ve 1 milyondan fazla insana ulaşır.

Eski dostlar Amerika’da başarılı projelere imza atınca GM’in telefonu çalar ve Amerika çıkarması için kutlu bir çağrı alır. Ahlaki temalı bir dizinin(Eli Stone) merkezine yerleştirilmesi düşünülmektedir. Olay gerçekleşir; George, yeniden Amerika’nın gündemine gelir. American Idol finalinde şarkıları ve performansıyla boy gösterir. Çevresindne gördüğü telkinlerle Amerika turnesine karar verir. Ancak geçmişte yaptığı yıkımın izlerini Amerika’nın varoşlarında net olarak gözler. Kimisi bedavaya kimisi 25$’a satışa çıkarılan biletlere rağmen çoğu salon dolamamıştır.

Yeniden veda etmeye karar verir, Londra ve Kopenhag’da veda konserleri vereceğini duyurur. Konum Avrupa olunca salonlarda boş yer kalmaz. George veda eder. Bıkmak usanmak bilmeyen bir vedacıdan bir veda daha. Ama George zirvede bıraktığını düşünürken yeniden çöküşe götürecek bir olaya imza atarak tutuklanır…

George Michael’ın kariyerinin “veda” ve “özür” cümleleriye özetlenmesi elbette haksızlık olur. Ancak popüler kültüre küfürler dizip, onun yolunda zirveye çıkma istemi son derece garip bir ikilemdir. George bu ikilemi 90′larla birlikte yaşamaya başlar ve o dönemden sonra dünya popstarlığından birkaç seviye aşağı iner.

Oysa elimizde Madonna gibi muhteşem bir örnek var. Sanatsal anlamda George Michael ile Madonna karşılaştırılamaz! George Michael, müziğin her alanına imza atabilen müthiş bir yetenektir. Bu tartışılamaz bile. Şarkı söz-müzklerinden enstrümanlarına, R&B’den caza, rock’tan soul müziğe kadar her alanda başarılı olabilmiştir George.

Yaptığı tam olarak, ne istediğini bilememesidir! Yaptığı müzik beğenilmeyince, “pop öldü, ben yokum” dedi. Sonra geri döndü ve yaptığı müziğin ölmediğini, sadece kendi penceresinden böyle gördüğünü anladı.

Son olarak, George Michael’ın sözünü dinleyeceği bir akil danışman bulması gerekir. Eleştirdiğim şey baştan beri, GM’in sektörde hakettiği yerde olmayışıdır. Yoksa ben şarkılarının tadını çıkarmaya devam ediyorum…” (30 Eylül 2008)

Yazı kategorisi: Realist Görüşler | 1 Yorum »

Zindan Notları

Posted by fatherfigure Ekim 3, 2010

GM’yi elestirirken empati yapmanın ötesinde uretememenin verdiği hayal kırıklığını içten içe yaşarken bu satırlar için birkaç tuşa dokunmak zorunda hissetmek…
Hepinizin bildiği üzere George zor günler geciriyor hapiste.  Kimseyle tek kelime etmediği söyleniyor.  Yıllar sonra iç dünyasıyla başbaşa.  Güzel bir meyve beklemek çok mu olur?

Yazı kategorisi: Genel | » yorum bırak;

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.